Karıncalar Arasındaki İletişim

oylama: 3.3/5 (3 oy)

Kuran kıssalarında almamız gereken pek çok ders olduğu gibi, bilimin geçtiğimiz yüzyılda bulduğu çok sayıda detaya da işaretler vardır. Örneğin Hz. Süleyman kıssasında karıncalar arasındaki iletişime dikkat çekilmiştir.

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin." (Neml Suresi, 18)
Geçtiğimiz yüzyılda yapılan araştırmalar göstermiştir ki, bu küçücük hayvanların son derece organize bir sosyal hayatları ve aralarında sistemli bir iletişim ağları vardır. National Geographic dergisinde yayınlanan bir makalede bu konudan şöyle bahsedilmektedir:

Büyük veya küçük herhangi bir karınca, başındaki karmaşık duyu organlarıyla, milyonlarca hatta daha fazla kimyasal ve görsel sinyalleri yakalar. Beyin 500.000 sinir hücresi içerir; gözler birleşiktir; antenler insandaki burun ve parmak ucu gibi hareket eder. Ağzın altındaki projeksiyonlar tadı algılar, kıllar dokunmaya karşılık verir. (National Geographic, c. 165, no. 6, s. 777)
Dışarıdan bakıldığında anlaşılmasa da, son derece duyarlı işitme organlarına sahip olan karıncalar çok değişik bir iletişim yöntemi kullanırlar. Avlanırken, yuvalarını inşa ederken, savaşırken ya da birbirlerini takip ederken daima duyu organlarından faydalanırlar.
Karıncalar iletişim kurarken, iletişim kurdukları konuyu anlatacakları farklı tepkilere sahiplerdir. Acil durum, besin yerini haber verme, gruplaşma, toplanma… (Bert Hölldobler-Edward O.Wilson, The Ants, Harvard University Press, 1990, s. 227) Bu tepkiler sayesinde düzenli bir toplum yapısı meydana getiren karıncaların, çoğu zaman insanların dahi konuşarak başaramadığı, haberleşmeye dayalı disiplinli ve paylaşımcı bir hayatları vardır.
Karıncalar, salgıladıkları “feromen” adı verilen kimyasallar vasıtası ile haberleşirler. Karınca feromenleri üzerinde yapılan araştırmalar, tüm sinyallerin koloninin ihtiyaçlarına göre salgılandığını ortaya çıkarmıştır. Salgılanan bu kimyasalın yoğunluğu, durumun aciliyetine göre değişiklik göstermektedir. (Bert Hölldobler-Edward O.Wilson, The Ants, Harvard University Press, 1990, p. 244)
Karıncaların, iletişim kurmak için yaptıkları bu karmaşık sistemi bilmeleri için detaylı bir kimya bilgisine sahip olmaları gerekmektedir. Karıncalar hakkında bu kadar detay bir bilginin bilinmesine imkân olmayan bir devirde bu bilginin Kuran’da yer alması, Kuran’ın bilimsel mucizelerinden yalnızca biridir. Bu bilimsel sonuca ulaşan kişinin Müslüman olup olmamasının hiçbir önemi olmadığı gibi, Kuran’da bu bilginin var olduğu gerçeğini de değiştirmeyecektir. Karıncayı da, bilim adamını da, bilimi de yaratan alemlerin Rabbi olan Allah’tır.
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü doğrusu, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir. (Hac Suresi, 46)



Kategorisi
Biyoloji


Benzer kategoriler
Astronomi | Matematik | Fizik | Kimya | Sosyoloji | Psikoloji | Tıp |
 Yazan 
18 Eylül, 2010

Resimler


Beni hatırla



Bunları Uygula Domuz Gribene Yakalanma (2)
Nerden Bilsin
_gam Kenarı_
Aşkın gözü kördür
Yagmur yağdı böyle oldu :))))
Türkiye, Atatürk ü Allah'a Borçlusun, Geriye kalan
Neden Bayıldı Şimdi Bu?
Birbirini Seven Ama Uzak Olan İki Şehir
Kahve, Sigara ve Meme Ağrısı İlişkisi
Rahim Ağzı (Serviks) Kanserinden, Dünyada Her 2 Da

556 - Nefretinim
319 - Gul_Guzeli
132 - Kar
122 - akin
88 - ToRnAdO


Hava Durumu


Son Yorumlar
06 Aralık, 2011 mc-serseri
27 Kasım, 2011 CHaTLaXX
08 Eylül, 2011 Gizemli
20 Ağustos, 2011 LODOS67
21 Temmuz, 2011 ToRnAdO
19 Temmuz, 2011 baser1
12 Mayıs, 2011 Pc_KoPaT
09 Mayıs, 2011 ToRnAdO
09 Mayıs, 2011 mc-serseri
09 Mayıs, 2011 mc-serseri