Deli Kızın Öyküsü...

oylama: 2.0/5 (9 oy)





Bir gün O’nu yazacağım belliydi...

Hatta hangi başlığı verip, hangi cümlelerle giriş yapacağım da...

...Ve işte o son e-postası bunu yaptırdı bana...

Zaten şu aşağıda yazacağım beş kelimeyi de, sahibinden önce siz okuyacaksınız;

“-Belki unutmaktır daha iyi sevmek...”

...

Yazımın başlığı Sezen’in türküsüne benzeyecekti;

“Deli kızın öyküsü...”

...Ve giriş cümlesi;

“-Hep inatla severdi... Terk edilir, terk edene inat severdi...

Yaralanır, bıçağa inat severdi...

Kedere inat, cefaya inat, hasrete inat...”

...

Ben hep “Dert Postası”ydım O’nun için...

Ama hiçbir zaman, “Şöyle yap” demeye cesaretim olmadı...

Hasırlarına defalarca aynı gözyaşları damlamış bir kafede buluşurduk...

Birbirinden kötü kâbus anları sıralardı...

“Neden” derdi, “Böyle mi olmalı” derdi, “Bitti” demezdi... O bitirmezdi hiç...

“Hiç vazgeçmeyeceksin değil mi” diye soramazdım bile...

...

Ben yıllarca sadece izledim O’nu; tek kale oynanan bir maçı izler gibi...

Rövanşı olmayan...

Mutlu anları da oluyordu, ama genelde titriyordu...

Gitmek... Gelmek... Sevmek... Beklemek... Özlemek... Oyalanmak...

Bunlar ezberinde olan kelimelerdi...

Kötü anlardan bile tatlı anlamlar çıkarıyor, teselli bulabiliyordu...

“Evet terk etti ama, giderken ‘görüşürüz’ dedi” diyordu...

Bazen kısa bir zaman sonra yeniden görüşüyor... Bazen yıllar geçiyor... O aynı sıcaklıkla bekliyordu...

...

Deli bir şeydi... Şaşırtırdı beni hep...

“Yeni aşk savaşları var mı” diye takılırdım, “Keşke olsaydı” derdi...

Kızmak geçerdi aklımdan, içim saygı duymak isterdi...

Güzel bir kızdı, mutluluk yakışırdı... Ama O’nu bu kostümle pek göremezdim...

Öyle şartlandırırdı ki beni, O’nu tek kişi bile düşünemezdim...

Kimi gün çocuğun “Korkaklığından” yakınır, “Bazen duygularım bir örs üstünde dövülüyor” diye şiirleştirirdi ıstırabını...

“Yanındayım hep” sözlerini duyduğu gecenin sabahında, en hayati parçasıyla birlikte uğurladığı olurdu...

Rüyaları bölünürdü hep...

...

Çocuk askere gitmişti bir ara... İlk günler yan yana olduklarından daha mutluydu...

Ama sonlara doğru; o aşk mektuplarındaki zarfın acı tadını hissetti dilinde...

Delikanlı döndüğünde görüşmek bile istemedi, “Sana mutluluklar diliyorum” temennisi, ondan duyduğu son kelimeler oldu...

Kısa bir süre sonra evlendiğini öğrendi, sonra da çocuğu olduğunu...

Bıçağa benzeyen bir şey, kalbinde açtığı deliği her gün biraz daha genişletti...

O fotoğraf hiç solmadı ama...

Dünyadaki her şeyden ağır olan o yükü taşıdığından hiç şikayet etmedi...

Hiç vazgeçmedi... Hiç pişman olmadı o kareden...

...

Dün e-posta kutumu açtığımda aradan 7 yıl geçtiğini hatırladım... Biraz kendinden bahsetmiş...

Hala eski işini yapıyormuş ve daha önemlisi hâlâ bekarmış...

Çokça hatıraları anlatmış...

“Aşkımdan yana şansım olmadı ama, başkaları da benim gibi dosttan yana şanslı değildi” falan demiş...

Okuyunca O’nun için aslında hiçbir şey yapamadığımı anladım...

Dinlerdim... Bazen onaylamak zorunda kalırdım, bazen gizliden gizliye kızardım...

Ama hiç kırmazdım, “Kendini eritme, tüketme” diyemezdim...

Bir yol haritası seremezdim önüne...

...

“-Söyler misin Ömer?... Nasıl bir tutku, nasıl bir saplantıdır bu” diye bitirmiş yazısını...

Bunun; onca yıl içinde bana yöneltilen ilk soru olduğunu hatırladım...

O hiç sorgulamazdı çünkü...

“Sevdiğimi mi seviyorum, sevmeyi mi” diye düşünmezdi...

Yazısının bir yerinde, “Son nefes verilmeden bu aşk kapanmaz” diyor, başka bir yerde “Belki de verildikten sonra gerçekten başlar” gibi arabesk sözleri vardı;

“-İnanır mısın; her gece, gittiği ilk geceyi yaşadım...”

...

...Ve henüz cesaret bulup, O’na göndermediğim cevabı sizinle paylaşıyorum şimdi;

“Sana bugüne kadar hiçbir şey dememiş olmanın sorumsuzluğu, birikimi ve kızgınlığıyla söylüyorum ki;

Kalbinin arka odalarına hapsettiğin o kılık değiştirmiş hatıralarla bir yere varamayacaksın...

Artık ruhunu bu dayaktan kurtar ne olur!...

Yalvarırım unut artık...

Belki unutmaktır daha iyi sevmek...”



Kategorisi
Deneme


Benzer kategoriler
Şiir | Biyografi | Eleştri | Anı | Gezi Yazısı | Roman İncelemesi | Makale | Hikaye | Atatürk |
 Yazan 
21 Aralık, 2008

Resimler


Beni hatırla



İş Başka Arkadaşlık Başka
Bunları Uygula Domuz Gribene Yakalanma (2)
Nerden Bilsin
_gam Kenarı_
Aşkın gözü kördür
Yagmur yağdı böyle oldu :))))
12 Büyük Yalan
Türkiye, Atatürk ü Allah'a Borçlusun, Geriye kalan
Neden Bayıldı Şimdi Bu?
Birbirini Seven Ama Uzak Olan İki Şehir

556 - Nefretinim
319 - Gul_Guzeli
132 - Kar
117 - akin
85 - ToRnAdO


Hava Durumu


Son Yorumlar
06 Aralık, 2011 mc-serseri
27 Kasım, 2011 CHaTLaXX
08 Eylül, 2011 Gizemli
20 Ağustos, 2011 LODOS67
21 Temmuz, 2011 ToRnAdO
19 Temmuz, 2011 baser1
12 Mayıs, 2011 Pc_KoPaT
09 Mayıs, 2011 ToRnAdO
09 Mayıs, 2011 mc-serseri
09 Mayıs, 2011 mc-serseri