L.b.a 14 Ayna Kırılması Neden Ugursuzdur

oylama: 2.3/5 (9 oy)

Ayna kırılması niçin uğursuzluk getirir?

Ayna kırılmasının uğursuzluk getireceğine olan inanış, en eski batıl inançlardan biridir. Kökeni ilk aynanın yapılışından yüzyıllar öncesine, hatta ilk çağ insanına kadar gider. Göllerde veya su birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da düşman bilmiştir.
İlk aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar. Bunlar pirinç, bronz, gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve de tabii ki kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu. Sonraları buna vampirlerin ruhları olmadığından bu parlak yüzeylerde görüntülerinin de yansımadığı inancı ilave edildi.
Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu.
Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar. Romalılar hayatın her yedi senede bir kendini yenilediğine inanıyorlardı. Camın kırılması sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu.
Bu batıl inanç, 15. yüzyılda İtalya'da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı, çok kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti. İnanç biraz da ekonomik boyut kazanmıştı. Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyanlıyorlardı.
Bu inançla beraber geliştirilen bazı önlemler de oldu tabii. Örneğin: aynanın kınlan parçaları toplanır ve güneye doğru akan bir ırmakta yıkanırsa veya toprağa gömülürse kötü şans yok edilmiş olur. Ancak kırılan parçaları alıp evden çıkarken içlerine bakmamak gerekir. Yatak odalarındaki aynaların üzerleri kullanılmadığı zamanlarda örtülmelidir ki ruh içinde kalmasın. Ölen bir insanın evindeki aynaların da üzerleri örtülmelidir ki ruh gökyüzüne doğru olan yolculuğunda bir engelle karşılaşmasın.
17. yüzyılın ortalarında İngiltere ve Fransa'da ucuz maliyetli aynalar üretilmeye başlanıldı ama batıl inanç o kadar yerleşmişti ki, günümüzün modern dünyasında bile hala devam ediyor.



Kategorisi
İlginç Bilgiler


Benzer kategoriler
İnsan Manzaraları | Fıkra | Yaşanmış Olaylar | İlginç Sorular | Geyik | Komik Diyaloglar | Karikatürler | Bilmece | Trajikomik | Video | güzel sözler |
 Yazan 
22 Ocak, 2009

Resimler


Beni hatırla



İş Başka Arkadaşlık Başka
Bunları Uygula Domuz Gribene Yakalanma (2)
Nerden Bilsin
_gam Kenarı_
Aşkın gözü kördür
Yagmur yağdı böyle oldu :))))
12 Büyük Yalan
Türkiye, Atatürk ü Allah'a Borçlusun, Geriye kalan
Neden Bayıldı Şimdi Bu?
Birbirini Seven Ama Uzak Olan İki Şehir

556 - Nefretinim
319 - Gul_Guzeli
132 - Kar
117 - akin
85 - ToRnAdO


Hava Durumu


Son Yorumlar
06 Aralık, 2011 mc-serseri
27 Kasım, 2011 CHaTLaXX
08 Eylül, 2011 Gizemli
20 Ağustos, 2011 LODOS67
21 Temmuz, 2011 ToRnAdO
19 Temmuz, 2011 baser1
12 Mayıs, 2011 Pc_KoPaT
09 Mayıs, 2011 ToRnAdO
09 Mayıs, 2011 mc-serseri
09 Mayıs, 2011 mc-serseri