Prostat ve rahim kanserini bor ile yenin!
Bor mineralinin prostat kanseri üzerinde çok büyük bir etkisi olduğu açıklandı.
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Bor Projeleri Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Korkmaz, "Bor bölgelerinde yaşayanların çevresel maruziyet sonucu aldıkları bor miktarına bağlı olarak prostat kanseri görülme sıklığındaki düşme eğilimi umut vericidir. Ancak, bu alandaki veriler çok yeni olup, değişik açılardan yeni çalışmalarla sınanması zorunluluğu bulunmaktadır" dedi.
Korkmaz, yaptığı açıklamada, Ulusal Bor Araştırması Enstitüsünün (BOREN) güdümlü olarak verdiği "Bor Mineralinin Erkek Fertilitesi ve Prostat Kanserine Etkisinin Belirlenmesi" adlı projenin yürütücülüğünü yaptığını söyledi.
Projenin, 8. Üroonkoloji Kursunda sunulması ve "En İyi Klinik"
Çalışma ödülüne layık görülmesi dolayısıyla basında yer aldığını ifadeeden Korkmaz, basında çıkan bilgilerin kısıtlı olduğunu, bu nedenle yanlış anlaşılmaların meydana geldiğini kaydetti.
Borun prostat üstündeki etkisi
Türkiye'nin, dünyadaki en büyük bor rezervine sahip olduğunu ifade eden Korkmaz, insanlar için günlük güvenilir bor miktarının, en çok cevap aranan konulardan birini olduğunu söyledi.
Sağlıklı bir yaşam için günlük alınması gereken bor miktarının çok net belirlenmemesinin olumsuz sonuçlar doğurabileceği endişesi taşıdıklarını bildiren Korkmaz, bu nedenle borun kanser üzerindeki etkilerine yönelik çalışmalarını kamuoyuna açıklamadıklarını söyledi.
Korkmaz, "Bor Mineralinin Erkek Fertilitesi ve Prostat Kanserine
Etkisinin Belirlenmesi" çalışmasının da ödül aldığı için kamuoyuna açıklandığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Bor bölgelerinde yaşayanların çevresel maruziyet sonucu aldıkları bor miktarına bağlı olarak prostat kanseri görülme sıklığındaki düşme eğilimi, umut vericidir. Ancak, bu alandaki veriler çok yeni olup, değişik açılardan yeni çalışmalarla sınanması zorunluluğu vardır. İnsanlar için günlük güvenilir alınması gereken bor miktarı çok açık değildir. Olası koruyucu olarak alınması gereken bor miktarı düzeyi de net değildir. Bu alanda da mevcut ön veriler, kısıtlı hayvan deneylerine dayanmaktadır. Bu alanda yapılması gereken çalışmaların bir kısmı gerek bor sahasında gerekse moleküler düzeyde laboratuvarda tarafımızdan yürütülmektedir. Bu bağlamda vatandaşlarımızın bilinçsiz bir şekilde, hekime danışmadan dışarıda ilave olarak bor tüketmemeleri gerekmektedir."
Rahim kanseri üzerindeki etkisi
Yrd. Doç. Dr. Korkmaz, Türkiye&de bor-kanser ilişkisine yönelik ilk çalışmayı Balıkesir Kanserle Savaş Vakfının desteği ve ODTÜ Kimya Bölümünün işbirliğiyle Balıkesirin Bigadiç ilçesinde yaptığını bildirdi. Bu çalışmada, borun rahim kanseri üzerindeki etkisinin araştırıldığını belirten Korkmaz, çalışmayla bilim dünyasına ilk kez bor sahalarında yaşayanların günlük aldığı borun, rahim kanserine karşı koruyucu etkisi olabileceğini duyurduklarını ifade etti.
Korkmaz, çalışma kapsamında, bor sahasında yaşayan 472 kadın üzerinde inceleme yaptıklarını, bu kadınlarda rahim kanserine yönelik hücre saptanmadığını kaydetti.
Kategorisi
Kanser
Benzer kategoriler
Bakım | Hastalıklar | Cinsellik | Sağlıklı Beslenme | Çocuk Sağlığı | Estetik |
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Bor Projeleri Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Korkmaz, "Bor bölgelerinde yaşayanların çevresel maruziyet sonucu aldıkları bor miktarına bağlı olarak prostat kanseri görülme sıklığındaki düşme eğilimi umut vericidir. Ancak, bu alandaki veriler çok yeni olup, değişik açılardan yeni çalışmalarla sınanması zorunluluğu bulunmaktadır" dedi.
Korkmaz, yaptığı açıklamada, Ulusal Bor Araştırması Enstitüsünün (BOREN) güdümlü olarak verdiği "Bor Mineralinin Erkek Fertilitesi ve Prostat Kanserine Etkisinin Belirlenmesi" adlı projenin yürütücülüğünü yaptığını söyledi.
Projenin, 8. Üroonkoloji Kursunda sunulması ve "En İyi Klinik"
Çalışma ödülüne layık görülmesi dolayısıyla basında yer aldığını ifadeeden Korkmaz, basında çıkan bilgilerin kısıtlı olduğunu, bu nedenle yanlış anlaşılmaların meydana geldiğini kaydetti.
Borun prostat üstündeki etkisi
Türkiye'nin, dünyadaki en büyük bor rezervine sahip olduğunu ifade eden Korkmaz, insanlar için günlük güvenilir bor miktarının, en çok cevap aranan konulardan birini olduğunu söyledi.
Sağlıklı bir yaşam için günlük alınması gereken bor miktarının çok net belirlenmemesinin olumsuz sonuçlar doğurabileceği endişesi taşıdıklarını bildiren Korkmaz, bu nedenle borun kanser üzerindeki etkilerine yönelik çalışmalarını kamuoyuna açıklamadıklarını söyledi.
Korkmaz, "Bor Mineralinin Erkek Fertilitesi ve Prostat Kanserine
Etkisinin Belirlenmesi" çalışmasının da ödül aldığı için kamuoyuna açıklandığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Bor bölgelerinde yaşayanların çevresel maruziyet sonucu aldıkları bor miktarına bağlı olarak prostat kanseri görülme sıklığındaki düşme eğilimi, umut vericidir. Ancak, bu alandaki veriler çok yeni olup, değişik açılardan yeni çalışmalarla sınanması zorunluluğu vardır. İnsanlar için günlük güvenilir alınması gereken bor miktarı çok açık değildir. Olası koruyucu olarak alınması gereken bor miktarı düzeyi de net değildir. Bu alanda da mevcut ön veriler, kısıtlı hayvan deneylerine dayanmaktadır. Bu alanda yapılması gereken çalışmaların bir kısmı gerek bor sahasında gerekse moleküler düzeyde laboratuvarda tarafımızdan yürütülmektedir. Bu bağlamda vatandaşlarımızın bilinçsiz bir şekilde, hekime danışmadan dışarıda ilave olarak bor tüketmemeleri gerekmektedir."
Rahim kanseri üzerindeki etkisi
Yrd. Doç. Dr. Korkmaz, Türkiye&de bor-kanser ilişkisine yönelik ilk çalışmayı Balıkesir Kanserle Savaş Vakfının desteği ve ODTÜ Kimya Bölümünün işbirliğiyle Balıkesirin Bigadiç ilçesinde yaptığını bildirdi. Bu çalışmada, borun rahim kanseri üzerindeki etkisinin araştırıldığını belirten Korkmaz, çalışmayla bilim dünyasına ilk kez bor sahalarında yaşayanların günlük aldığı borun, rahim kanserine karşı koruyucu etkisi olabileceğini duyurduklarını ifade etti.
Korkmaz, çalışma kapsamında, bor sahasında yaşayan 472 kadın üzerinde inceleme yaptıklarını, bu kadınlarda rahim kanserine yönelik hücre saptanmadığını kaydetti.
Kategorisi
Kanser
Benzer kategoriler
Bakım | Hastalıklar | Cinsellik | Sağlıklı Beslenme | Çocuk Sağlığı | Estetik |